Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
ekleyin  zararı yok

"hayat hikâyesinin her hâkkı saklıdır." tüm hâkları mâhfuzdur. telîf hâkkı 27 12 2007
kıdem tazminatı : maaş'ına zam işine son'dur.:))))

İSTaTİSTİK

"TERÖR ÖRGÜTÜ ÇİRKİN YÜZÜNÜ GÖSTERDİ"


Haberler  
Resim
 DİYARBAKIR'DA PATLAMA: 5 ÖLÜ, 67 YARALI

ResimDİYARBAKIR - Diyarbakır'da askeri servis aracının geçişi sırasında bir araca yerleştirilen bombanın uzaktan kumandayla patlatılması sonucu 2'si öğrenci, 5 sivil öldü.
Yenişehir Semti Mimar Sinan Caddesi'nde meydana gelen patlamada 3'ü ağır 67 kişi de yaralandı. Yetkililer, yaralı sayısının artabileceğini belirtti.
Patlamada ölen 5 kişinin, Cengiz Kaya, Eren Şahin, Melek İpek, Rıdvan Süer ve Ferhat Mutlu olduğu bildirildi.
Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu,  olayla ilgili araştırmanın çok yönlü sürdürüldüğünü belirtti. Olayı gerçekleştirmiş olan terör örgütünün mensuplarının yakalanmasına çalışıldığını kaydeden Mutlu, "Şu anda gözaltına alınan yok" dedi.
Polis, patlamayla ilgili soruşturma kapsamında, olayın meydana geldiği bölgedeki iş yerlerinin güvenlik kamera kayıtlarını incelemeye aldı.

ERDOĞAN: KARARLILIĞIMIZI ASLA GERİLETMEYECEK
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, patlamanın ardından yaptığı açıklamada, terörün kanlı yüzünü Diyarbakır'da tekrar gösterdiğini belirterek, şunları kaydetti:
''Bu tür olaylar bizim kararlılığımızı asla geriletmeyecektir. Aynı kararlılıkla terörle mücadelede gerek ulusal gerekse uluslararası boyutta mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu konudaki kararlılığımız tamdır ve devamlıdır. Bunu milletimizin bize olan güveniyle sürdürmekteyiz; gerek güvenlik güçlerimiz gerekse Silahlı Kuvvetlerimiz aynı kararlılıkla bu süreci devam ettirmektedir. Bizler de siyasi ve diplomatik boyutta aynı kararlılığımızı sürdürüyoruz.''

 "TERÖR ÖRGÜTÜ ÇİRKİN YÜZÜNÜ GÖSTERDİ"

ResimANKARA - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Diyarbakır'daki patlamayla ilgili olarak, "Bütün dünya terör örgütünün çirkin yüzünü bu vesileyle görmüş olacak ve teröre karşı mücadelede işbirliği, teröre karşı müşterek hareket etme çok daha güçlü bir şekilde devam edecek" dedi.
TRT 1'de yayınlanan "Zirveden Bakış" adlı programda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Gül, saldırının şehrin ortasında, dershanelerin bulunduğu, çocukların, kadınların bulunduğu bir bölgede gerçekleştiğine dikkati çekerek,  terörün çirkin ve gerçek yüzünü gösterdiğini vurguladı.
2007 yılında bir çok olay yaşandığını, güzel olayların yanında acı olayların da olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül, şunları kaydetti:
"Son aylarda terörün bizlere acı hissettirmesi, şehitlerimizin bu mücadelede çok sayıda olması hepimizi çok derinden etkiledi. Şu bir gerçek ki teröre karşı kararlı durmanın, mücadele etmenin de bir maliyeti söz konusu oluyor. Mücadele etmezseniz bu maliyeti ödemiyorsunuz, ama sonunda topyekun teslim oluyorsunuz, onun için sonuna kadar kararlılıkla mücadele edilecektir.
Bir kez daha hayatını kaybeden bütün şehitlerimizi minnetle anıyorum, gazilerimizin hepsine şükranlarımı sunuyorum.  
2007 yılını bitirirken teröre karşı çok önemli darbeleri vurmaya başladığımızı da bütün halkımız, bütün dünya, en iyi tabii terör örgütü biliyor.

ENFLASYON ORANLARI AÇIKLANDI

ENFLASYON ORANLARI AÇIKLANDI

ResimANKARA - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2007 yılında üretici fiyatlarının (ÜFE) yüzde 5,94, tüketici fiyatlarının ise yüzde 8,39 oranında arttığını açıkladı.
Böylece enflasyonda yüzde 4'lük hedef tutturulamadı, ancak 2007 yılı tek haneli enflasyon rakamıyla tamamlandı.
TÜİK'ten yapılan açıklamaya göre, 2007 yılı Aralık ayı enflasyonu ise üretici fiyatlarında yüzde 0,15, tüketici fiyatlarında yüzde 0,22 oldu.
Bu arada 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon geçen yıl üretici fiyatlarında yüzde 6,31, tüketici fiyatlarında yüzde 8,76 olarak hesaplandı.

EKSİK İSTÎHDAM

İçerik Tarih Değer Birimi
Eksik İstihdam Oranı 2006 Kasım 3,0 %
Eksik İstihdam Oranı 2006 Yıllık 3,6 %
Eksik İstihdam Oranı Aralık 2006 3,0 %
Eksik İstihdam Oranı Ocak 2007 3,3 %
Eksik İstihdam Oranı Şubat 2007 3,5 %
Eksik İstihdam Oranı Mart 2007 3,5 %
Eksik İstihdam Oranı Nisan 2007 3,4 %
Eksik İstihdam Oranı Mayıs 2007 3,4 %
Eksik İstihdam Oranı Haziran 2007 3,3 %
Eksik İstihdam Oranı Temmuz 2007 3,1 %
Eksik İstihdam Oranı Ağustos 2007 2,8 %
Eksik İstihdam Oranı Eylül 2007 2,9 %

 http://www.tuik.gov.tr/Gosterge.do?metod=IlgiliGosterge&id=3494

DEVAMI BURDA 

539 bin kişi aç, 13 milyon kişi yoksul, ücretliler fakirleşiyor...

13 milyon yoksul var

13 milyon yoksul var

İskenderun'da yoksul vatandaşlar, bir fabrikanın boş bir araziye attığı kömür tozları arasında kömür parçaları bulmaya çalışıyor. FOTOĞRAF:

HİLMİ DİKEN / AA
539 bin kişi aç, 13 milyon kişi yoksul, ücretliler fakirleşiyor...

27/12/2007 (211 kişi okudu)

RADİKAL - ANKARA -

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2006 yılı itibarıyla Türkiye'de 539 bin kişi açlık sınırının, 12 milyon 930 bin kişinin de yoksulluk sınırının altında yaşadığını açıkladı. Bu konudaki olumlu haber ise aç ve yoksul sayısının her yıl giderek azalıyor olması. TÜİK, 2002 yılından beri gerçekleştirdiği 'Yoksulluk Çalışması'nın 2006 yılı sonuçlarını açıkladı. TÜİK 2006 yılı için dört kişilik bir ailenin aylık açlık sınırını 205 YTL, aylık yoksulluk sınırını ise 549 YTL olarak hesapladı.


Aylık geliri 205 YTL'nin altındaki dört kişilik aile mutlak açlık sınırında, 549 YTL'nin altındaki ailelerin ise yoksulluk sınırının altında olduğu anlamına geliyor.

Rakamlar düzeliyor

 


TÜİK'in 2006 yılı Yoksulluk Çalışması Sonuçlarına göre, 2006 yılı itibarıyla Türkiye'de 539 bin kişi açlık sınırının altında yaşamını sürdürürken, 12 milyon 930 bin kişi de gıda ve gıda dışı harcamalar itibarıyla yoksulluk sınırının altında bulunuyor. Açlık sınırının altında yaşayan insan sayısı 2001 krizinden sonra en yüksek noktaya 2002 yılında ulaştı ve izleyen yıllarda azalmaya başladı.


Büyütmek için tıklayınız

Açlık sınırının altındaki kişi sayısı 2005'te 623 bin, 2004'te 909 bin, 2003'te 894 bin ve 2002 yılında da 926 bindi. Yoksul kişi sayısı ise en yüksek noktaya 2003 yılında ulaştı. 2002'de 18 milyon 441 bin olan yoksulluk sınırının altındaki kişi sayısı 2003'te 19 milyon 458 bin, 2004'te 17 milyon 991 bin, 2005 yılında da 14 milyon 681 bin oldu. 2006 yılında açlık sınırının altındaki kişilerin toplam nüfusa oranı yüzde 0.74, yoksulluk sınırın altındakilerin oranı da yüzde 17.81 olarak hesaplandı. 2005 yılında bu oranlar sırasıyla yüzde 0.87 ve yüzde 20,50 seviyesinde bulunuyordu.
Açlık sınırındakilerin toplam nüfusa oranı en yüksek seviyesine yüzde 1.35 ile 2002 yılında, yoksulluk sınırının altındakilerin en yüksek seviyesi de yüzde 28.12 ile 2003 yılında hesaplanmıştı.

Açlar kırsala göçtü
TÜİK'in istatistiklerine göre, 2006 yılı itibarıyla Türkiye'deki 539 bin aç insanın 18 bini kentlerde, 521 bini ise kırsal kesimde yaşıyor. Türkiye genelindeki 12 milyon 930 bin yoksulun ise 4 milyon 225 bini kentlerde, 8 milyon 706 bini de kırsal kesimde yaşamını sürdürüyor. 2006 yılında açlık sınırının altında yaşayan insan sayısı kentlerde 284 bin, kırsal kesimde ise 339 bin kişi seviyesinde bulunuyordu. Kentlerdeki aç nüfus azalırken, kırsal kesimde artış yaşanması, açlık sınırının altındaki nüfusun kırsal kesime göçettiği şeklinde yorumlandı. Yoksul sayısı ise kentlerde kırsal kesimden daha hızlı azaldı. 2005 yılında yoksulların 5 milyon 687 bini kentlerde, 8 milyon 994 bini de kırsal kesimde yaşıyordu.

Çok çocuk, çok yoksulluk
TÜİK'in çalışmasına göre, hanehalkı büyüklüğü arttıkça, yoksulluk riski de artış gösterdi. Buna göre Türkiye genelinde 2005 yılında toplam 17 milyon 549 bin olarak belirlenen hanelerin 2 milyon 705 bini, bir başka deyişle yüzde 15.42'si yoksul iken, 2006 yılında toplam hane sayısı 17 milyon 690 bine çıktı, yoksul hane sayısı ise 2 milyon 473 bine indi. Türkiye genelinde 2005 yılında toplam hane içinde yoksul hane oranı yüzde 13.98 olarak belirlendi. Türkiye çapında, 2006'da yoksul oranları bir-iki kişilik ailede yüzde 10.95, üç-dört kişilik ailede yüzde 8.27, beş-altı kişilik ailede yüzde 17.54, yedi ve daha fazla ailede ise yüzde 41.83 oldu.

Çiftçimiz yoksul
2006 yılında ücretli-maaşlı çalışanlarda yoksulluk oranı yüzde 6 iken, yevmiyeli çalışanlarda bu oran yüzde 28.63, işverenlerde yüzde 3.75, kendi hesabına çalışanlarda yüzde 22.06 ve ücretsiz aile işçisi olanlarda ise yüzde 31.98 oldu. En yüksek yoksulluk riskine sahip olan tarım sektöründe çalışanlarda yoksulluk oranı 2005 yılında yüzde 37.24 iken, 2006 yılında yüzde 33.86 olarak hesaplandı. Sanayi sektöründe çalışanlarda 2006'da yoksulluk oranı yüzde 10.12 olurken, bu oran hizmet sektöründe çalışanlarda yüzde 7.23 olarak gerçekleşti.

Eğitimle azalıyor
Okuryazar olmayanlarda yoksulluk oranı yüzde 33.71 olurken, ilkokul mezunlarında bu oran yüzde 14.19, lise ve dengi meslek okulları mezunlarında yüzde 5.2, yüksekokul, fakülte ve üstü mezuniyetlere sahip fertlerde yüzde 1.01 oldu. Türkiye genelinde yoksulluk ve açlık göstergelerinde nispeten iyileşme yaşanırken, ücretliler arasındaki yoksulların oranının artması dikkat çekti. TÜİK 2006 yılı itibarıyla, ücretli, maaşlı olarak çalışan ve yoksul konumda bulunanların nüfus içindeki payının, bir önceki yıla göre 0.74 puan artarak yüzde 14.60'dan yüzde 15.34'e çıktığını bildirdi.

Türk-İş'e sınır 688 YTL
TÜİK 2006 yılı için dört kişilik bir ailenin açlık sınırını 205 YTL, yoksulluk sınırını da 549 YTL olarak belirlerken, Türk-İş 2007 yılı aralık ayı itibarıyla açlık sınırını 688.5 YTL, yoksulluk sınırını da 2 bin 241 YTL olarak hesapladı. Türk-İş adına Enis Bağdadioğlu' nun yaptığı hesaplamaya göre, son 12 ayda gıda harcaması tutarındaki artış, yüzde 11,84 oldu.
Yıllık ortalama artış yüzde 11.52'yken, 2004'den bu yana tek haneli olan yıllık ortalama enflasyonu bu yıl tekrar iki haneli rakamlara çıktı. Türk-İş, 'Fiyat artışlarının 'serbest', emek gelirlerindeki artışın ise 'bağlı' olduğu bir yapıda dar ve sabit gelirli kesimlerin yaşam koşullarının bozulmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Ekonomik politikanın beklenen bu sonucu, siyasal iktidar tarafından uygulanan muhtaç ailelere 'yardım'lar belirginleşiyor' denildi.